yanlış numara
sabah sabah kardeşim uyandırdı, telefonda beni istiyormuş birisi, liseye kayıt yaptırıyodum uyku sersemliğiyle. daha önce ben lise okudum deyince anladı kadın yanlış numara olduğunu. Ben de ttnet'le görüştüğümü zannediyorum. Olm uykudan uyandırıp direk insanların üzerine salmayın lan beni.
zaman:
Perşembe, Eylül 02, 2010
Terhis
özgürlüğün tadını çıkarıyorum, şu an teyzelerimle birlikte etlik madodayız. 15 aydır evden ayrı kaldım, döndüğümde her şey değişmişti. Bazen eşyalarımı bulamayıp anneme ve kız kardeşime kızıyorum. Nihayetinde düzenli, disiplinli bir hayatın içinden geldim, alışmak biraz zaman alacak sanırım. Hala bulamadığım eşyalarım var; tarayıcının kablosu vs. Bu yüzden karikatür çizemiyorum bir de internete bağlanamıyorum, sanırım modemim bozuk.
bir de aramadığım yer kalmıyor seni sabahtan yatana kadar nerdesin ulaaan!
zaman:
Çarşamba, Ağustos 25, 2010
Bitsin: Şafak kaç?
kaç zamandır yazamıyorum son 3 aydır da o dağ senin bu dağ benim gezip durdum. Arınmak istiyorum diyeli bir yıldan fazla olmuş, peki arındım mı? Evet sonuna kadar arındım. 14 aydır kimseyi görmüyorum, adresim değişti, arkadaşlar - dostlar geride kaldı ve ben de herşey gibi değiştim. Askerliğe dair hiç bir şey anlatmak ve hatırlamak istemiyorum. Son günlerimi kışlada geçiriyorum 23 gün sonra Ankara'ya dönüyorum. Yaşandı ve bitti blog! Sana Tatvan'dan yazdığım, yazacağım ilk ve tek yazı buydu görüşmek üzere.
zaman:
Cumartesi, Temmuz 31, 2010
arınmak
insanın blogunun olması cidden güzel şey, bugün eve girdiğimde herkes uyuyordu, konuşacak tek kimse yoktu, mutluluğumu bozacak bir sürü insan şu an çevrimiçi bu yüzden artık msn de kullanamıyorum.
Arınmak istiyorum! henüz çok genç ve tecrübesizim, hayatın türlü oyunlarına karşı koymuş, zorluk çekmiş, sıfırdan zirvelere ulaşmış birisi değilim... Bütün bu rahatlık içerisinde çok fazla günah işlediğimin farkındayım. Bir gün aniden kaybolup, başka bir yerde yeniden bir hayat kurmayı isterdim. Bu defa sorumluluklarımı yerine getirir, sözümü tutar, kıçımı kurtarmak için yalanlar söylemezdim.
Muhteşem dostlarım, arkadaşlarım olduğu gibi istemediğim ama mecburen aynı ortamda bulunduğum, bulunmaya ne yazık ki devam edeceğim sözde arkadaşlarım da var. Ben kitap alırken bana gülen, beni küçümseyen, küçücük beyniyle benimle dalga geçtiğini zanneden bir arkadaşım olmuştu... Gitar çaldığım için, küpe taktığım için hatta blog yazdığım için türlü yakıştırmalar yapan bir arkadaştı bu.
Bunun gibi bir sürü insan tanıyorum, yan yana yürüyoruz, bazen birlikte yemeğe çıkıyoruz, sohbet etmeye çalışıyoruz... ama olmuyor!! bu insanlara kendimi kabullendiremiyorum! anlamıyorlar ve üstelik küçümsüyorlar. Acınacak halleri var oysa. Bu yüzden anladım ki cahillere bir şey anlatamazsın, kabullendiremezsin en iyisi hiç uğraşmayacaksın. Bırak anasını satiim kendi dünyasında yaşasın. "Anlatamazsın arkadaş"
Bugün moralim çok bozuktu, liseden bir arkadaşım aradı, davet etti. Son bir kaç saat muhteşem geçti. Moral motivasyon tavan yaptı... Çok konuştuk, çok güldük, eğlendik ama zaman yetmedi içimde kalan son parçacıkları da bloguma döktüm. Arınmak istiyorum; günahlardan, arkadaşlardan, odunlardan...
Arınmak istiyorum! henüz çok genç ve tecrübesizim, hayatın türlü oyunlarına karşı koymuş, zorluk çekmiş, sıfırdan zirvelere ulaşmış birisi değilim... Bütün bu rahatlık içerisinde çok fazla günah işlediğimin farkındayım. Bir gün aniden kaybolup, başka bir yerde yeniden bir hayat kurmayı isterdim. Bu defa sorumluluklarımı yerine getirir, sözümü tutar, kıçımı kurtarmak için yalanlar söylemezdim.
Muhteşem dostlarım, arkadaşlarım olduğu gibi istemediğim ama mecburen aynı ortamda bulunduğum, bulunmaya ne yazık ki devam edeceğim sözde arkadaşlarım da var. Ben kitap alırken bana gülen, beni küçümseyen, küçücük beyniyle benimle dalga geçtiğini zanneden bir arkadaşım olmuştu... Gitar çaldığım için, küpe taktığım için hatta blog yazdığım için türlü yakıştırmalar yapan bir arkadaştı bu.
Bunun gibi bir sürü insan tanıyorum, yan yana yürüyoruz, bazen birlikte yemeğe çıkıyoruz, sohbet etmeye çalışıyoruz... ama olmuyor!! bu insanlara kendimi kabullendiremiyorum! anlamıyorlar ve üstelik küçümsüyorlar. Acınacak halleri var oysa. Bu yüzden anladım ki cahillere bir şey anlatamazsın, kabullendiremezsin en iyisi hiç uğraşmayacaksın. Bırak anasını satiim kendi dünyasında yaşasın. "Anlatamazsın arkadaş"
Bugün moralim çok bozuktu, liseden bir arkadaşım aradı, davet etti. Son bir kaç saat muhteşem geçti. Moral motivasyon tavan yaptı... Çok konuştuk, çok güldük, eğlendik ama zaman yetmedi içimde kalan son parçacıkları da bloguma döktüm. Arınmak istiyorum; günahlardan, arkadaşlardan, odunlardan...
zaman:
Pazar, Mart 29, 2009
#yapma!
sabah evi havalandırmak için perdeyi komple sıyırıp, kış olmasına rağmen her iki pencereyi de açıp, hemen o odada tv karşısında sızmış olan evladının birazdan zangır zangır titreyecek kıçını neden gösteriyorsun el aleme... karşıda hemen bok rengi siteler var, 4. katta merakından ramazan ayında bile cam ağzında mahalleyi kesen, muhtemelen de ne yiyip içtiğimizi her akşam ev halkına bildiren bir hatun var. Burdan bakınca saçları annemin eskiden salı pazarından aldığı g.t fırçasını andırıyor.
zaman:
Cumartesi, Mart 07, 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

